Tarımın M.Ö. 8000 yılında başladığı kabul edilmektedir. İlk ilaçlama uygulamasını ise Sümerler tarafından M.Ö. 2500 yılında böcekleri ve özellikle keneleri kontrol altına almak için sülfür bileşiklerinin kullanmaya başlanması ile kayıt altına alındığı görülmektedir. Sonrasında  15. yüzyılda arsenik ,  kurşun , civa gibi  zehirli  kimyasallar  böcek ilacı olarak  kullanılmaya başlamıştır. 17.  yüzyıla  gelindiğinde ise  türün  yapraklarından elde edilen nikotin sülfat haşere ilacı  olarak kullanılmıştır . İlerleyen   yıllarda  ilaçlama hizmetinin  gerekli  bir  hizmet  olduğu anlaşılmış ve  1940- 1950  yılları arasında  sanayi anlamında  ilaçlar  artık  tüm  dünyada üretilir  hale  gelmiştir.  Bu  ilaçlar   genelde  tarım alanlarındaki zararlılara karşı  kullanılmak amaçlı   üretilmiş  .  Özellikle  son  30  yıl   içerisinde  çevre sağlığı alanında  üretilen  ilaçlar ve  ilaçlama  hizmetleri  , tarım da  uygulanan hizmetlerden  ayrı  bir  yere dahil  olmuştur.  İnsanların yaşam alanlarındaki  zararlılar ile mücadele hizmeti için kullanılan  bu ilaçlar bugünkü  biyosidal ürünler olarak yerini almıştır.    Şu an için  gelişmiş  ülkelerin  çoğunda   ilaçlama  hizmetleri  insan ve  çevre sağlığı için  ,  düzenli  ve kontrollü  olarak uygulanmaktadır.

Böcek ilaçları hayat kurtarıcı olarak ilgi görmüşlerdir. Tıpkı II. Dünya Savaşında, insanları tarumar eden bulaşıcı hastalıkları yayan haşarata karşı biyolojik silah olarak DDT (diklorodifenoltrikloroethan) nin kullanılmasında olduğu gibi. Moses (1989) ve Blain (1990) yapmış oldukları çalışmalarla böcek ilaçları uygulamalarında gerekli koruyucu önlemler alınmaması durumunda ilaçların akut ve kronik toksik etkilerinin ortaya çıkacağını bildirmişlerdir. Aynı araştırmacılar pestisitlerin akut toksik etkisi ile ilgili pek çok çalışma yapılmış olmasına rağmen kronik toksik etkilerin tespitine yönelik çalışmaların azlığından yakınmışlardır. Günümüzde ise gelişmiş ülkelerde, pestisit kaynaklı zararların en aza indirgenmesi hususunda koruyucu tedbirler alınmakta, ülkemizde ise bu konuya gereken önemin verilmediği yapılan araştırmalarla ortaya konmaktadır . Böcek ilaçları uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde, ayı balığı ve Eskimolarda DDT nin varlığının saptanması, bazı kimyasak böcek ilaçlarının dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından çarpıcı bir örnektir. Hiç pestisit uygulaması yapılmayan kutuplardaki penguenlerde, ayı balığı ve Eskimolarda DDT nin varlığının saptanması, bazı pestisitlerin dünyadaki sirkülasyonunun ne kadar güçlü olduğunu göstermesi bakımından çarpıcı bir örnektir. Büyük Britanyanın Ana Hatlarıyla Pestisit Politikası Pestisit düzenlemelerinin 1940 larda başladığı, Büyük Britanya Krallığı (BBK) sisteminde pestisitler iki ana kategori altında değerlendirilmektedir.

Tarımsal Pestisitler  ( böcek ilaçları ) 2. Tarımsal Olmayan Pestisitler ( böcek ilaçları )  Türkiye de Durum Halk sağlığı alanında kullanılan biyosidal ürünler ile ilgili mevzuat, 1930 yılında yayınlanan 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanununa dayanılarak çıkarılan Gıda Maddelerinin ve Umumi Sağlığını İlgilendiren Eşya ve Levazımın Hususi Vasıflarını Gösteren Tüzük kapsamında hazırlanan Bakanlık Genelgesi esas alınarak sürdürülmektedir. 27.1.2005 tarih ve 25709 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Halk Sağlığı Alanında Haşerelere Karşı İlaçlama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ; halk sağlığını ve huzurunu bozan zararlılara karşı insektisit, rodentisit, mollusisit gibi maddeler kullanarak mücadele etmek isteyen gerçek ve tüzel kişilere ait işyerlerinin çalışma usul ve esasları ile resmi kurum ve kuruluşların ilaçlama usul ve esaslarını belirlemek suretiyle, halk sağlığının korunması amacıyla hazırlanmıştır. Bu Yönetmelik, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu yönetmelik ile çevre sağlığı amacı ile kullanılacak ürünlerin satış yerlerinin standartları ve bu işyerlerinin açılış ve işleyiş durumları ele alınmıştır (Anonim 2005a). Çevre Sağlığı Denetimi ve Denetçileri Hakkında Yönetmelik 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 2 nci maddesi ile çevre sağlığını ilgilendiren müteakip maddelerine, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununun 3 üncü maddesine, 9 uncu maddesinin uluslar arası bendine ve 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak çıkarılmıştır. Bu Yönetmeliğin amacı, çevre ve toplum sağlığının korunması, sağlığa zarar verebilecek etmenlerin yok edilmesi veya en aza indirilmesini sağlamak için Bakanlık Merkez ve Taşra teşkilatınca yapılacak çalışma ve denetim ilkelerinin belirlenmesi ile ilgili plan, program ve politikaların oluşturulması, denetimde standardizasyonun sağlanması, denetçinin eğitimi, geliştirilmesi, görev, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi ile değerlendirilmesini yapmaktır. Belediye Kanunu T.B.M.M. de 3.7.2005 tarihinde kabul edilen 5393 numaralı kanundur.